Plank’i temelden yeniden kurmak
Salondaki en tanıdık egzersiz neden aynı zamanda en çok yanlış anlaşılanıdır ve onu değiştiren üç yönlendirme.

Plank, stüdyoya ilk gelen herkesin bildiği bir hareket. Belki de tam bu yüzden en az dikkat edilenlerden biri. Çoğumuz plank’i bir dayanıklılık testi gibi görürüz: ne kadar uzun kalırsak o kadar iyi. Oysa Pilates’te soru süre değil, kalitedir.
Sertlik değil, uzunluk
İyi bir plank, başın tepesinden topuklara uzanan tek bir çizgidir. Bu çizgiyi korumak için bedeni kilitlemek yerine uzatmayı düşünün: başın tepesi öne, topuklar geriye doğru uzanırken aradaki her şey kendiliğinden hizaya girer.
Değiştiren üç yönlendirme
Birincisi, zemini itin. Avuçlarınızı ya da ön kollarınızı yere bastırıp göğüs kafesinizi yerden uzaklaştırın. Kürek kemikleriniz sırtınıza yayılsın, omuzlarınız kulaklarınıza doğru çökmesin.
İkincisi, nefesi kaybetmeyin. Nefesi tutmak gövdeyi sertleştirir ama desteklemez. Burnunuzdan alıp ağzınızdan verin ve her nefes verişte karın duvarının hafifçe içeri ve yukarı toplandığını hissedin.
Üçüncüsü, leğeni nötrde tutun. Kalçayı yukarı kaldırmak da bel boşluğuna düşmek de yükü yanlış yere taşır. Kuyruk sokumunuzu topuklarınıza doğru uzatın, alt kaburgalarınızı leğeninize yaklaştırın.
Pilates’te soru ne kadar uzun kaldığınız değil, ne kadar iyi kaldığınızdır.
Bir sonraki plank’inizde süreyi kısaltın, dikkati artırın. Otuz saniyelik özenli bir plank, iki dakikalık dağınık bir plank’ten çok daha fazlasını öğretir.
Bu notları derste birlikte uygulayalım.
Rezervasyon Yap (WhatsApp’ta açılır)
